HAYALET SEVGİLİM

“7’de görüşelim dedi ve aramadı. Sence ararsa görüşmeli miyim?” Soruyu soran yakın arkadaşlarımdan biri… Flörtünden, tinder match’inden değil, potansiyel işvereninden bahsediyor. Türkiye’nin saygın şirketlerinden biri üstelik. Yok artık dedim, ghosting yapan işveren mi? Dating gibi iş görüşmeleri de online platforma düşünce, ghosting kültürü de transfer olmuş anlaşılan. Ne diyeceğimi bilemedim önce, ama dating kültüründen bildiğim kadarıyla ghosting yapanlar zaten bir daha aramazlar. Belki altı ay, bir yıl sonra “ay çok pardon şirketimiz çok şey bi dönemden geçiyordu size dönüş yapmadık” filan gibi bi mail atarlar, yersen. Ama işte o an bi şey diyemedim, çünkü kendim de zaten bu anlarda ne yapacağımı bilemiyorum hala. Merhemim olsa başıma süreceğim. Ama şu var ki, maruz kala kala artık ah yine ghosting deyip geçiyorum. Üzerine fazla düşünmüyorum, acaba benim bi hatam oldu mu diye kuruntu yapmıyorum, bu kişilerden tekrar haber almayı beklemiyorum, ama yeni insanlara şans vermekten de vazgeçmiyorum. Çünkü ya tutarsa… Gördüğünüz gibi bilmem kaç milyarlık şirket bile yapıyor, bazı kadın / kuir bireyler ghost olmuş çok mu?

 

Ama yine de anlamıyorum; aramızda yeterli bir çekim olmadı, ya da beni iletişimimiz şu yönüyle rahatsız etti, bu kadar yakınlaşmak beni iyi hissettirmedi filan demek neden bu kadar zor? Artık yetişkin insanlar için gülünç olan bahanelere de sığınmadan. Mesela bunun çok yoğunum versiyonu var ki samimiyetsizlikten yıkılıyor. Galiba insanlar seninle ilgilenmiyorum demek kaba kaçar diye düşünüyor. Şu ana dek sadece 1 kişi ben elektrik alamadım dedi açık açık, valla net ol ciğerimi ye. Bunun iki faydası oldu. 1. Şahsen hiç alınmadım, kalbim kırıldı tabi ama gururum zedelenmedi en azından. Saygı gördüğümü hissettim. 2. Yoluma devam etmem gerektiğini net biçimde anladım. Vakit kaybetmedim.

 

Bazen de iletişim karşılıklı olarak devam etmiyor. Onu ghosting’den saymıyorum. İletişimin tek taraflı pat diye kesildiği, diğer tarafın nedenini bilmediği o muallak durumlardan bahsediyorum. Kişi tutmadıysa, tutmadı deyin geçin bence… Ama genelde gözlemlediğim kadarıyla, durum tutup tutmamaktan daha karmaşık olabiliyor. Daha çok, kendini biriyle görüşmeye hazır hissedip hissetmemekten, kendi ihtiyaçlarını bilememekten ya da rahatsız olduğu şeyleri açık ifade edememekten kaynaklanıyor. Ne diyeyim, hazır hissetmediğinizi düşünüyorsanız, date yapmak zorunda değilsiniz. Ben mesela ilkbahar yaz dönemi boyunca maruz kaldığım seri ghosting’ler sonucunda şu an kesinlikle yeni date’ler yapmaya hazır değilim.

 

Ghosting’e siz maruz kaldıysanız, size süper gelecek şeyler önermek isterdim ama kendimin de böyle bir listesi yok. Ama ne yanlış, ne yalnızsınız diyeyim. Kendi kendinize mağdur suçlayıcılık yapmayın. Atarlı şarkılar dinleyin, çikolata yiyin, koli kesin, arkadaşlarınızla gullüm yapın.  Size iyi gelen ne varsa yapın. Kendinizi şımartmak ve ne kadar değerli olduğunuzu hatırlamak için işte size fırsat. Konuyu Nil Karaibrahimgil’e bağlayarak da kapattım ya, aferin bana. 

 

Avokado

 

 

Görsel: Tainá Bernard, Pexels

Leave a Comment

Your email address will not be published.

Scroll to Top