pie, color, art

ASEKSÜELLİĞİMİN KISA TARİHİ – I

 

Her şey bir belgeselle başladı. İsmi (A)seksüel. Lambdaistanbul’da düzenlediğimiz postporn porno film gösterimlerinin sonunda, bu kadar seksüaliteden bayanlar için bir soluk niteliğinde bu belgeseli göstermeyi planladık.

15 yaşından 25 yaşına dek biiiseksüel biiiseksüel olan bendeniz filmin başından sonuna, tüm filmi “aa evet ben de. Aa ben de böyleyim!” gibi ünlemlerle izledim. Ama nasıl olur? Ben aseksüel miydim?

O güne kadarki koli sayım bunun tersini söylüyordu. Herhalde kendi isteğiyle bu kadar koli kesmiş ve bunların hatırı sayılır kısmından zevk almış biri aseksüel falan olamazdı. Ben her yeni okuduğum şeye heveslendiğim gibi buna da hevesleniyordum.

Biraz daha geriye saralım. Üzerine biraz düşününce aslında her şey bu belgeselle de başlamadı. Aseksüelliği ilk duyuşum, (hani ilk duyuşum derken kelimeyi ilk duyuşumdan değil de bu kelimenin dünyasında kendimi de dahil hissedebildiğim bir duyuştan söz ediyorum) aslında üniversitenin son senesinde bir arkadaşımın aseksüalite konulu bir tez yazmasıyla oldu. (AYŞEGÜL ŞAH BOZDOĞAN – Undoing the body: asexuality as a subversive means to rethink sexuality / Bedenin feshi: seksüeliteyi yeniden düşünmek için altüst edici bir imkan olarak aseksüelite, YÖK tez merkezinden indirebilirsiniz). İndirmeyecekler, indirip de okumayacaklar için çok çok kısa özet: Aseksüelliğin, zorunlu seks dayatmasına karşın “yapmama özgürlüğünü”(I would prefer not to) savunarak hem cinsel haklar mücadelesindeki yerini hem de siyasi bir imkan olarak olasılığını araştırıyordu.

Bu dönemde aseksüellik teorik olarak ilk defa ilgi alanıma girse de hâlâ kolileşen biri olarak kendimi aseksüel olarak tanımlamaya cüret etmedim.

Bu tez ile başlayan süreçten başta bahsettiğim belgesele gelelim. Belgesel sonrası online deneyimlere açıldım, okudukça, forumlarda takıldıkça aseksüel spektrumunun renkleri arasında salınabilmeye başladım.

Hâlâ seks pozitifliğin bir lüks olduğu ülkemizde dediklerim kimine garip gelebilir. Ama bu sitenin okuyucuysanız, podcast’i dinliyorsanız ve/veya lubun camiasındansanız bırakın seks pozitifliği koli kesmemek günahtır. Kendi koli sayınızla hava atma bir yana hiç merak etmediğiniz koli hikayelerini de dinlemek zorunda kalırsınız. (Şahsen en seksüel dönemlerimde bile koli hikayesi dinlemenin baydığı çok oluyor)

 

Peki ne oldu da seks yapan birinin aseksüel de olabilmesi mümkün oldu? Öncelikle Tumblr ve online ace toplulukları sayesinde aseksüelliğin farklı tanımları ve deneyimleri ile tanıştım. Aseksüalitenin bir spektrum olduğunu;  daha da önemlisi, “Hayatında hiç seks yapmamış ve asla, tek bir kere bile yapmayacak.” demek olmadığını öğrendim. Böyle böyle, dönemlik aseksüel mi olur (mevsimlik işçi gibi haha) gibi laflardan uzak, kendi deneyimlerimi, hislerimi ve düşüncelerimi keşif yolculuğuna çıktım.

Bu yazıya şimdilik bir nokta koyarken son olarak, yeni ace deneyimlerimi paylaşma fırsatı bulduğum ve bu sayede deneyimimin meşruluğunu anlamamı sağlayan yeni dostlarıma bir selam çakmak isterim. Benzer deneyimleri yaşamış öznelerin birbirlerinin deneyimlerini dinleyip anlaması, varoluşlarına geçerlilik kazandırır. Yoksa allonormativite (ya da  çeşitli normativitiler) altında “hevesliler” olarak yaftalanmaya mahkûm kalırız.

 

Temel kavramlar için güzel bir okuma: https://www.kaosgl.org/gokkusagi-forumu-kose-yazisi/aseksuellige-dair-kavramlar-ve-sorular

 

Mantar

 

Aseksüelliğimin Kısa Tarihi’nde Sonraki Bölüm:

Karantinada seks, sevgililik, arkadaşlık, kabaklık konuları

Aromantik/aseksüel farkı?

Leave a Comment

Your email address will not be published.

Scroll to Top